Görünen Köy Kılavuz İstemez!
Cüneyt Arcayürek tarafından yazıldı. Pazartesi, 02 Kasım 2009 11:31
Kim doğruyu söylüyor, kim doğruyu yalanlıyor, saptamak gerekiyor.
Olay nedir: Cumhuriyet Bayramı’nda protokol gereği yan yana gelen RTE ile CHP lideri Deniz Baykal arasındaki kısa, fakat yankıları büyük olan bir görüşmenin medyaya yansıması.
Yazılı, yazılı olmayan basına göre; Başbakan ana muhalefet liderinin yurdun çeşitli yörelerine yaptığı gezilerin amacını öğrenmeye çalışıyor.
Deniz Baykal, gezilere devam edeceğini söylerken “Sizin ne yapacağınız belli olmaz” diyor; birden erken seçim kararı alırsınız, boş bulunmaya gelmez diye bir imada bulunuyor.
RTE de, Baykal’ı “Evet belli olmaz, her şey olabilir” diye doğruluyor.
Medya erken seçim olasılığını ön plana çıkarınca; Başbakanlık “çevrelerinden” acele bir yalanlama: “Başbakanımız böyle sözler söylemedi!”
Peki ne söyledi Baykal’a Bay Başbakan? Açıklamada yok!
***
Açıklamayı gerektiren bu telaşın nedeni nedir acaba?
Ola ki Başbakan bir süredir siyasal kulislerde erken seçime gideceğine değinen söylentilerin doğrulanmasından fena halde korktu.
Sürekli yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında Kürt açılımını gündeme getirdiğinden beri AKP oylarının baş aşağı gittiğini görüyor.
Nitekim SONAR’ın yaptığı araştırmaya göre AKP’nin Temmuz 2009 seçimlerinde yüzde 38 olan oyu bugün yüzde 31!
RTE, işine gelmeyen erken seçimden söz edilmesinden, hatta olasılığından fellik fellik kaçıyor.
***
Ne çare korkunun, kaygının ecele faydası yok!
“Vazgeçilmez lider ve seçeneği olmayan AKP iktidarı” saplantısının halk indinde artık fazla itibar görmediğini anlamasının zamanı geldi.
Geldi de geçiyor. Ama, benden büyük yok havasıyla başı hâlâ bulutlarda AKP Genel Başkanı’nın.
Oysa anketler (hatta sokakta bire bir konuştuğunuz insanların söyledikleri) gösteriyor ki; halk, Temmuz 2009’da ekonomik sıkıntıları dünyayı sarsan bir olay diye istemeyerek sineye çekti. AKP’ye bir son şans daha verdi.
Ama, 70 milyonluk Türkiye’de açılım adı altında yüzde 10-12’ler dolayındaki bir etnik grubun 60-65 milyon Türk’e yeğlenmesini sindiremediği de ortada.
***
AKP oylarının yüzde 31’lere düşmesi; demokratik laik cumhuriyetin esenliğe kavuşması için yeterli değil.
Fakat umut da dağın ardında değil. AKP oyları yüzde 25-26 düştüğü zaman tek başına iktidarından da, kendini vazgeçilmez sanan liderinden de (lider kadrosundan) kurtulacağız!
***
AKP Genel Başkanı’nın CHP’nin oylarının yükselemeyeceğini içeren inancı giderek yitiyor.
İlk genel seçimde şayet AKP oyları beklendiği ve tahmin edildiği gibi yüzde 26’lara düşer, tırmanış gösteren CHP oyları yüzde 28’lere yükselirse... tek başına iktidarın ülkeyi hangi noktaya getirdiği görülen Türkiye’de...
...seçimden birinci parti çıkan CHP, hükümeti kurma görevini üstlenecektir.
Vazgeçilmezliğini sadece içeride değil, dışarıya da ilan eylemiş olan RTE’nin bu olasılığı artık göz ardı etmemesi gerekiyor. Siyasal bu tablo gerçekleşirse yeni, rahatlatıcı bir dönem açılacak…
-Baykal tarih olarak Mayıs 2011’i veriyor- fakat, erken seçim ne zaman olur, elbette kesin bir şey söylemek zor.
Zor, zor ama görünen köy kılavuz istemiyor.
Falcılık gibi değerlendirilmesin; RTE gider gitmez ülkede her şey… örneğin başta yıllar süreceği tahmin edilen, siyasal amaçlı toplumsal bir yaraya dönüşen Ergenekon davasının havası değişecek; laik düzen, çağdaşlık açılımları, yargı rahatlayacak... ne yazık ki devletin AKP’li kadrolardan arındırılması zaman alacaktır.
Bu sonuç gerçekleşirse; artık yüzünü Ortadoğu’ya çeviren, Müslüman ülkelerin liderliğine soyunan RTE’nin iktidardan gitmesiyle yalnız laik Atatürk Türkiye’si değil…
…Türkiye’nin Müslüman ülkeleri arasına kaymasını kaygıyla izleyen Batı da rahat bir nefes alacaktır!


