Görünen Köy Kılavuz İstemez!

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Kim doğruyu söylüyor, kim doğruyu yalanlıyor, saptamak gerekiyor.

Olay nedir: Cumhuriyet Bayramında protokol gereği yan yana gelen RTE ile CHP lideri Deniz Baykal arasındaki kısa, fakat yankıları büyük olan bir görüşmenin medyaya yansıması.

Yazılı, yazılı olmayan basına göre; Başbakan ana muhalefet liderinin yurdun çeşitli yörelerine yaptığı gezilerin amacını öğrenmeye çalışıyor.

Deniz Baykal, gezilere devam edeceğini söylerken Sizin ne yapacağınız belli olmazdiyor; birden erken seçim kararı alırsınız, boş bulunmaya gelmez diye bir imada bulunuyor.

RTE de, Baykalı Evet belli olmaz, her şey olabilir diye doğruluyor.

Medya erken seçim olasılığını ön plana çıkarınca; Başbakanlık çevrelerinden acele bir yalanlama: Başbakanımız böyle sözler söylemedi!

Peki ne söyledi Baykala Bay Başbakan? Açıklamada yok!

***

Açıklamayı gerektiren bu telaşın nedeni nedir acaba?

Ola ki Başbakan bir süredir siyasal kulislerde erken seçime gideceğine değinen söylentilerin doğrulanmasından fena halde korktu.

Sürekli yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında Kürt açılımını gündeme getirdiğinden beri AKP oylarının baş aşağı gittiğini görüyor.

Nitekim SONARın yaptığı araştırmaya göre AKPnin Temmuz 2009 seçimlerinde yüzde 38 olan oyu bugün yüzde 31!

RTE, işine gelmeyen erken seçimden söz edilmesinden, hatta olasılığından fellik fellik kaçıyor.

***

Ne çare korkunun, kaygının ecele faydası yok!

Vazgeçilmez lider ve seçeneği olmayan AKP iktidarı saplantısının halk indinde artık fazla itibar görmediğini anlamasının zamanı geldi.

Geldi de geçiyor. Ama, benden büyük yok havasıyla başı hâlâ bulutlarda AKP Genel Başkanının.

Oysa anketler (hatta sokakta bire bir konuştuğunuz insanların söyledikleri) gösteriyor ki; halk, Temmuz 2009da ekonomik sıkıntıları dünyayı sarsan bir olay diye istemeyerek sineye çekti. AKPye bir son şans daha verdi.

Ama, 70 milyonluk Türkiyede açılım adı altında yüzde 10-12ler dolayındaki bir etnik grubun 60-65 milyon Türke yeğlenmesini sindiremediği de ortada.

***

AKP oylarının yüzde 31lere düşmesi; demokratik laik cumhuriyetin esenliğe kavuşması için yeterli değil.

Fakat umut da dağın ardında değil. AKP oyları yüzde 25-26 düştüğü zaman tek başına iktidarından da, kendini vazgeçilmez sanan liderinden de (lider kadrosundan) kurtulacağız!

***

AKP Genel Başkanının CHPnin oylarının yükselemeyeceğini içeren inancı giderek yitiyor.

İlk genel seçimde şayet AKP oyları beklendiği ve tahmin edildiği gibi yüzde 26lara düşer, tırmanış gösteren CHP oyları yüzde 28lere yükselirse... tek başına iktidarın ülkeyi hangi noktaya getirdiği görülen Türkiyede...

...seçimden birinci parti çıkan CHP, hükümeti kurma görevini üstlenecektir.

Vazgeçilmezliğini sadece içeride değil, dışarıya da ilan eylemiş olan RTEnin bu olasılığı artık göz ardı etmemesi gerekiyor. Siyasal bu tablo gerçekleşirse yeni, rahatlatıcı bir dönem açılacak

-Baykal tarih olarak Mayıs 2011i veriyor- fakat, erken seçim ne zaman olur, elbette kesin bir şey söylemek zor.

Zor, zor ama görünen köy kılavuz istemiyor.

Falcılık gibi değerlendirilmesin; RTE gider gitmez ülkede her şey örneğin başta yıllar süreceği tahmin edilen, siyasal amaçlı toplumsal bir yaraya dönüşen Ergenekon davasının havası değişecek; laik düzen, çağdaşlık açılımları, yargı rahatlayacak... ne yazık ki devletin AKPli kadrolardan arındırılması zaman alacaktır.

Bu sonuç gerçekleşirse; artık yüzünü Ortadoğuya çeviren, Müslüman ülkelerin liderliğine soyunan RTEnin iktidardan gitmesiyle yalnız laik Atatürk Türkiyesi değil

Türkiyenin Müslüman ülkeleri arasına kaymasını kaygıyla izleyen Batı da rahat bir nefes alacaktır!