Bir Yurtsevere Mektup (59)

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Sevgili kardeşim Balbay,

Bir haftalık boşluktan sonra yeniden merhaba Ülkemde baş döndürücü hızla gelişen olayların (kepazeliklerin mi demeliydim?) bir bölümünde çok uzaklarda, Avustralyadaydım Sydneyde, deyim yerindeyse senin ayak izlerini takip ettim.. Her gittiğim yer sen, Gülşah ve Yağmur tarafından ziyaret edilmişti!.. Ve sen bunların tümünü zaten Anzak Türklerikitabında anlatmıştın Böylelikle bana yazacak bir şey de bırakmamış oldun, aşk olsun!..

 

Sydneyde yiğit, yürekleri ülkemiz için çarpan çok sayıda yurttaşımızla tanıştım Sen tümünü de tanıyorsun... Konferansım sırasında adının geçtiği her yerde alkışlarla gözyaşları birbirine karıştı.. Sevginin, dostluğun, kardeşliğin, 20 bin kilometre uzakta nasıl özenle korunduğuna, nasıl bir içtenlikle anlatıldığına tanık oldum

Ülkeme, buruk, sıkkın, bıkkın bir halde döndüm!.. Teknolojinin böylesine çıldırdığı bir dünyada, değil Avustralyaya, Marsa da gitsen fark etmiyor kardeşim, özellikle olumsuz her türden haber gelip şıpdiye buluveriyor insanı Karanlığın en koyusuna çekilmek istenen bu güzelim ülkede, yine aymazlıklar, yine teslimiyetler, yine en azgın kuşatılmışlıklar tüm içler acısı hali ve hızıyla devam ediyordu, utanç verici değil mi?..

Bu denli boğucu gibi görünen hallerin yanında güzellikler yok muydu?. Hem de nasıl; İzmir Kitap Fuarında yüzlerce, binlerce okur Cumhuriyet Standına akın etti.. Alev Coşkun, Mehmet Faraç, Sevgi Özel, Ataol Behramoğlu ve benim imzaladığımız kitapların yanında hep senin kitapların vardıİzmirin aydınlık insanları her imza atışımızda seni sordular, yanında olduklarını özenle vurguladılar, bilesin

Bizler de uzun uzun konuştuk.. Bu, alçaklığın tavan yaptığı”, dinci faşizmin kıyısına kadar gelindiği süreçte, daha kararlı, daha bilenmiş hareket etmek gerekliliği zaten ortada iken umutsuzluğa, küskünlüğe, gel-gitlere hiç yer olmadığında karar kıldık. Sevgili Tuncay Özkanın gazetemizde yayımlanan Ecinnileryazısı bu anlamda en doğru olanı vurguluyordu... Öyleyse yapılması gereken hayal kırıklıklarını rafa kaldırmak”, Cumhuriyetin geleceği için her ahval ve şerait altında dahi bu şerefli kavgada sonuna dek var olmaktı...

- Zaten en başından beri yaptığımız da bu değil miydi

Seni ve tüm yurtseverleri, dışarıdaki on milyonlar adına, bir yurtseverin olanca gücü, sıcaklığı, kararlılığı ve dinmeyen öfkesiyle kucaklıyorum kardeşim...

Uğur Dündar ve Hayat

Ben Uğur Abiyi (kendimi bildim bileli öyle seslenirim) tanıdığımda çok ama çok gençtim. O da çok gençti ama bir o kadar da ünlüydü!.. Aradan uzun yıllar geçti Zamane kalemleri, bir anda parlayan televizyon şöhretleri, kayan yıldızlar misali birer birer yok olup giderken, o ne gençliğinden, ne de şöhretinden bir şey yitirdi Tam tersine, en zor zamanların güvenilen, dürüst gazetecisi olarak hak ettiği yerde, daha da büyüyerek kalmasını bildi..

Nedim Şenerin, kaleminin kalitesini yansıtan Uğur Dündar-İşte Hayatım kitabını okuduğumda, Uğur Abi hakkında ne kadar çok şey bilmediğimi de fark ettim!.. Üzerine bu denli gelinip, akıl almaz karalamalara muhatap olup, böylesine parıltılı kalabilmek her babayiğidin harcı değil diye düşündüm..

- İyi ki varsın Uğur Abi

Yeniden Radyo, Yine Sesli Gazete!..

Geçen gün hesapladım; Sesli Gazete programını noktaladığım 12 Mart 2009dan bu yana 14 aya yakın süre geçmiş Bu süreçte bana binlerce kez sordunuz, Ne zaman? diye.. İşte zamanı geldi!.. Antalyada özgün, ilerici, yurtsever bir radyo perdelerini açıyor: Radyo Box 95.2.. Çok seveceğiniz, peşinden sürükleneceğiniz pek çok program var Radyo Boxta, tabii Sesli Gazetede!.. Her sabah saat 08.30-10.00 arası canlı yayındayım. Sevgili Süheyl Batum da bir bölümüne İstanbuldan katılacak. Diğer kentler www.radyobox.com üzerinden internet yoluyla dinleyebilecek. Hadi buluşalım!..

 

e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir