Zor Zamanlarda Karakter...

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta



Sevgili Mustafa Balbay,

Bu konuyu seninle paylaşmak istedim.

Karakter, zor zamanlarda belli olur.

Zor zamanlar, insanlar için farklı zamanlardır.

En zorları hapishanelerdir, hastanelerdir, bir kaza anıdır, bir felaketin yaşandığı zamandır.

İşte o zaman ‘karakter’ ortaya çıkar, devreye girer.

Yaşanan travmanın düşünmeyi dondurduğu zamanlar.

Duyguların karmakarışık birbirine girdiği zamanlar.

Uzun soluklu dayanıklılığı devreye sokan karakter.

Tek başına kaldığı zaman da dik duran karakter.

Doğru bildikleri için yolunu saptırmayan karakter.

Eğilmeyen karakter.

Bükülmeyen karakter.

Kırılmayı göze alan karakter.

Kaybetmeyi göze aldığı şey kadar cesur olduğunu bilen karakter.

Zor zamanların insanlarıdır bunlar.

Zaman zaman her şeye dudak büküp bakan.

Zaman zaman ‘ne içindi bütün bunlar?’ diye soran akıl.

Zaman zaman ‘değer miydi bunlara?’ diyen bir vizyon.

Zaman zaman kırgınlığını ötelemeye çalışan duygular.

Hepsini zor zamanlarda yaşarız.

Hapishanede.

Hastanede.

Bir çarpışma anında.

Bir silah patladığında.

Bir çığlık duyulduğunda.

Karakter ortaya çıkar.

Kimine ‘işte şimdi dayanacaksın. Sen şimdi dayanacaksın. Sen busun’ der.

Kimine ‘işte kaybettin. Güçlünün elini öp de bu çukurdan çık’ der.

Kimine ‘seni aldattılar. Artık onlara sadık kalmanın gereği yok’ der.

Kimine ‘sen hem onlardan hem bunlardan gibi davran, kendini kurtar’ der.

Bir yaralıyı bırakıp kaçanlar böyle ortaya çıkar.

Davasını inkâr edip dönenler böyle ortaya çıkar.

İtirafçılar.

İnkârcılar.

İşbirlikçiler.

Fırsatçılar.

Günübirlikçiler.

Elbette kendilerine öyle demezler.

Onlar kendilerine ‘yenilikçiler’ derler.

‘Özgürlükçüler’ derler, ‘demokratlar’ derler.

Elbette değildirler.

Kişisel karakter sorunudur bu.

Sonra bunu bir hınca dönüştürürler.

Kin ve nefretin güdümüne girerler.

Ona da kendilerini aldatan gerekçeler bulurlar.

Dünyanın her yerinde böyle olmuştur.

Tarihin her döneminde böyle olmuştur.

Kimi zaman kazanırlar da.

Her zaman değil ama.

Toplaşıp toplaşıp fısıldaşırlar.

Korkarak.

Korkularından bağırarak.

Çok zulüm yapmışlardır.

Çok can yakmışlardır.

Sonunda kaybetmişlerdir ama.

Sonunda kaybetmişlerdir.

Dünyanın her yerinde de.

Tarihin her döneminde de.

Sen şimdi oradasın ama yalnız değilsin.

Hepimiz bir yerimizle oradayız.

Ve sen orada büyüyorsun...

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir