Son Aşama Başladı!..

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Bu yazıya çuvaldızı kendime batırarak başlamak istiyorum

-Yanıldım!..

Geçen hafta yazdığım Kürt Parlamentosubaşlıklı yazımda Reşadiyede şehit edilen evlatlarımızın, birçok kentte yaratılan kalkışma havasının DTPnin kapatılması için bizzat PKK tarafından sahneye konduğunu yazdım. Tamamen doğruydu!.. lileri TBMMyi terk etmesi, sine-i millet kararının ise 2007de Diyarbakırda kurulan Demokratik Toplum Kongresini (DTK), bir Kürt Parlamentosu olarak çalıştırmaya yönelik olduğunu, böylece son aşamanın fiili olarak hayata geçirilmiş olduğunu yazdım. İşte bu noktada yanıldım!.. Peki, verdiğim bilgiler, üzerine yaptığım yorumlar yanlış mıydı?.. Hayır, tam aksine tamamen doğruydu!..

DTP

Peki, bilgiler, yorumlar doğruysa ben nasıl yanıldım?.. Gelin o sürece birlikte göz atalım:

DTPnin kapatılmasının hemen ardından, İmralıdaki mahkûmdan dünyanın sonu değil. Yeni bir yol bulunuraçıklaması geldikten iki gün sonra eski DTP milletvekilleri kamuoyunun önüne Sine-i Millet sloganıyla çıktılar. Mikrofonu kime uzatsanız artık TBMMye dönüş yok lafından başka bir şey duymuyordunuz. Öyle ki; Meclise istifa dilekçelerini verecekleri gün bile belliydi. İşte tam bu sırada The Taraf gazetesinde Kürt Parlamentosuna doğru başlıklı bir yazı çıktı. Kandil, yani PKK dağ kadrosunun lideri de kesin talimat vermiş, “artık DTK bünyesinde çalışıp, bir Kürt Parlamentosu yaratacaksınız demişti.

Abdullah Öcalan ise bu süreci sessiz kalarak yalnızca izleyerek geçirdi. Öncelikle tabanda ve diğer Kürt örgütlerinde Meclisten çekilmenin getirdiği rahatsızlığı ölçüp biçti. AKP başta olmak üzere siyasi çevrelerde, DTPliler Meclise dönmeli çağrılarını değerlendirdi. Bu aşamada TBMMyi boş bırakmanın özellikle kendisi açısından çok tehlikeli olacağına, toplumda böylesine bir algı yaratılmışken neredeyse kendi adını taşıyan bir partinin her şeyi o yönetiyor yargısını pekiştireceğine karar verdi. Sonra da verdiği açık talimatla bir taşla birden çok kuşu vurmayı başardı:

- Öncelikle en büyük irade benim mesajını hiç su götürmeyecek biçimde hem Kandile, hem de DTPlilere vermiş oldu.

- Ahmet Türke, medya ordusu karşısında Sayın Öcalanda Meclise dönmemizi doğru buluyor dedirtti. Böylece TBMMde Öcalan Partisi tescillenmiş oldu!..

- DTP mutlaka Meclise dönmelidir diyen siyasi çevreleri paralize etti!. Utanç verici biçimde, ne diyeceklerini, ne yapacaklarını şaşırdılar..

- DTK, yani Kürt Parlamentosu ise zaten Diyarbakırda işlevini sürdürüyor. Ne zaman istenirse aktif hale getirilebilir!..

Benim yanılgım ise; İmralıdaki mahkûmun ne denli keskin dönüşler yapabileceğini, benden sonra tufanşiarıyla nasıl özdeşleşmiş olduğunu gözden kaçırmış olmak!.. Ama siz de şunu hiç gözden kaçırmayın:

-TBMMde Öcalan Partisi ile birlikte Son Aşama başlamıştır!..

Bir Yurtsevere Mektup (XL)

Sevgili kardeşim Balbay, kırkıncı mektubumu simgeleyen Romen rakamlarını yan yana koyarken bir sigara yaktım ve senin dün köşende yayımlanan“ ‘Anların Zamanda Yolculuğu başlıklı yazını bir kez daha okudum. Bir gün 86 bin 400 saniye diye yazmışsın... Senden, yurtseverlerden çalınan saniyelerin toplamını hesaplamaya çalıştım Sonra vazgeçtim Bir gün mutlaka diyerek

Biz yine bildiğin gibi haksızlıklarla, insan aklına hakaret eden senaryolarla, yanaşmalarla uğraşmaya devam ediyoruz.. Bir yanda kış günü üzerine su sıkılan itfaiye işçileri, diğer yanda biber gazı-cop kokteyliyle yerlerde sürüklenen Tekel işçileri, bir diğer yanda ise itfaiye-İDO ihalelerini cebine koyan Zekeriya Karamangiller!.. Haa bir de en büyük Türk büyüklerinden Bülent Arınça suikast iddiası var.. Çok dehşetli bi şey, suikastçılar serbest bırakıldı, üstelik krokiyi yedikten sonra!..

Seni ve tüm yurtseverleri, dışarıdaki milyonlar adına bir yurtseverin olanca gücü, kararlılığı ve öfkesiyle kucaklıyorum, sevgili kardeşim.

e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir