|
GÜNDEM
MUSTAFA BALBAY
Referanduma En Ciddi Tavır: Ciddiye Almamak!
Bazen bir konuya ilişkin en ciddi eleştiri, onu ciddiye almamaktır.
Böylesi bir haftaya girdik.
Milli iradeye cebe konup her şeye dönüştürülebilir bir meta gözüyle
bakan hükümet,
cumhurbaşkanını sözde halkın seçmesi için kararlı bir çalışma içinde!
AKP'nin Türkiye'yi bu noktaya getirişini kısaca özetleyelim:
- Her ne pahasına olursa olsun, cumhurbaşkanını ben tek başıma
seçeceğim, dedi.
- Yürürlükteki anayasa kuralları buna izin vermeyince, yasal mı değil
mi dinlemeden elindeki her türlü yetkiyi kullanıp erken genel seçime
gitti.
- Seçim öncesi anayasayı değiştirip, cumhurbaşkanını halkın seçmesi
için referandum sürecini başlattı. İşi sağlama almayı da ihmal etmedi;
özellikle 11. Cumhurbaşkanını halkın seçeceğini maddelere ekledi.
- 22 Temmuz seçimlerinin ardından hemen 11. Cumhurbaşkanını Meclis'e
seçtirdi.
- Referandum süreci de işlemeye devam ediyordu. Gümrük kapılarında oy
kullanılmaya başlandı.
- Referandum kapıya dayanınca 11.'nin seçildiği akıllarına geldi. Bu
maddeyi değiştirip halkın seçimini 12.'ye bırakma girişimi başladı.
***
Bugün anayasa değişikliğinde değişiklik yapılması değişikliği
Meclis'te oylanacak!
Oylamaya, AKP'nin bölge ortağı DTP ile çözüm ortağı MHP'nin katılması
halinde sorun yok. 400'ü aşkın oyla, değişiklik değişikliği Meclis'ten
geçecek, Gül'ün önüne gelecek.
Gül, 11. seçildiği için 12.'yi halkın seçmesini öngören değişikliğe
bakıp, düşünecek:
"Seçildiğime karar versem mi vermesem mi?"
Zaman kaybetmeden şu kararı verecek:
"Seçilmiş olmayı seçmeliyim... Halkı, 12.'ye bırakalım..."
Gül, "AKP işleri son onay makamı" olarak imzayı çakacak.
Referandumun 19. maddesi yürürlükten kalkmış olacak.
İlk akla gelen soru şu:
- Gümrük kapılarında oy kullananlar ne olacak?
Belki de bu değişiklik sonrasında görüşünü değiştirecek seçmen vardı!
Gül'ün hızla onaylayıp Resmi Gazete'ye göndereceği değişikliğin
yayımlanmasından sonra düşünme sırası Yüksek Seçim Kurulu'na gelecek.
Kararı önüne koyup bakacak:
"Referandum sakatlanmıştır deyip iptal etmeli mi, yoksa hiç
etliye-sütlüye, 11.'ye 12. ye bakmayıp, baş sallayıp geçmeli mi?"
***
Erdoğan bayramlık ve iftarlık ağzını hiç kapatmadı! Her fırsatı
değerlendirip konuştu. Bayram öncesi bir iftarda din ve devlet işlerini
hiç birbirine karıştırmadan çıkıştı:
"Türkiye referandumlara hazır olsun. Bundan sonra çok referandum
yaşayacağız..."
Görünen o ki; Erdoğan, rejimin temelleriyle AKP'nin emelleri
çatıştığında hemen bir referandum üretecek. Toplum o hale geldi ki; her
şeyi söyletmek kolay!
İşte size bir AKP çalışması:
10 maddelik bir referandum hazırlanır... Bunun 8 maddesi yapılması
planlanan değişiklikle ilgilidir. Kalan 2 madde, halkın neredeyse
tümünün evet diyeceği başka şeyler olur. Toplu halde referanduma
gidilir. Halk, ilk 8'e değil, son 2'ye bakıp eveti yapıştırır...
AKP milli iradeyi olmayacak biçimlerde kullanıyor. Artık demokrasi,
kurum ve kurallar rejimi değil, halk dalkavukluğuna dayalı referandumlar
sepeti...
Bu mantık; dinamit lokumunu alıp, bayram şekeri yapmaya kalkar...
Yat simidini masaya koyup, ona uygun çay bardağı arar...
Acil servise gidip, hızlı yemek servisi ister!
ankcum@cumhuriyet.com.tr
|